Bir yıldız kıpırdanıyordu, bana sır vermeye çalışıyordu. Ben de tutuyordum, atıyor ve tutuyorduk sırlarımızı yıllarımızı. “Devam et,” diyordu bana, “Kendin olmaya devam et, yoluna devam et. Yol çok bulandırsa da, yok etse de seni, bulantıya bir çare bul ve ilerle,” diyordu. Yoluna çiçekler ek diye, bir sürü tohum veriyordu bana. Çok göz kırpıyordu, bunu öyle komik yapıyordu ki, kıkırdamaya başlıyordum. Onun gibi kıpırdanıyordum, sözler veriyorduk birbirimize, tutulup tutulmayacağını bilip bilmeyerek. Dans ediyorduk çoğunlukla, “Ay’a bakıp ne ışık saçıyorsun bu kadar yahu?” diyorduk. Her evre’n güzel midir, dolduğun günkü gibi, diyorduk. Her dolunay olduğunda, cevapsız kalıyorduk. “O doğruyu pek söylemez ki,” diyor, gülüyorduk. Gece nin kıskanç lambaları sarıya dönüyordu,karanlığı delmek yıldızları sömürmek istiyorlardı,Yıldızlarda bu çekişmeyi olgunlukla karşılayıp göz kırparak gösteriyordu. Yıldızlar, kendilerini gerçekten görmek isteyenlere gösteriyordu.